Daracık bir kara parçasında, Gelibolu Yarımadası’nda 99 yıl önce yaşanan, tarihin en önemli çarpışmalarından biri olan Çanakkale Savaşları’nda Türk askerinin yokluk ve zorluklar içinde gösterdiği başarı, tüm dünyanın takdirini kazanmış,Türk’ün gücünü,azmini ve kudretini tüm dünyaya bir kez daha  göstermiştir.

18 Mart, imanın küfre, hakkın batıla, hidayetin zillete, mazlumun mağrura, adaletin zulmete, vatanı savunanın saldırgana, aydınlığın karanlığa,nurun kire karşı zaferidir. 18 Mart,çelikleşmiş millet iradesinin, kuvayi milliye ruhunun, asaletin, vatan, millet, bayrak aşkının, geleceğe olan güvenin, hürriyet ve istiklal sevdasının, askeriyle komutanın, eriyle liderin, genciyle ihtiyarın, kadınıyla kızın birlikte yazdığı bir şanlı destandır.

Söz konusu, vatan ve istiklal olunca,öldüğü zannedilen bir milletin bir büyük liderin öncülüğünde yeniden dirilişinin ve şaha kalkışının öyküsüdür,18 Mart.

Dost ve müttefik diye sarıldıklarının bile yalnız bıraktığı bir anda kefeniyle sırdaş olup neslini ve gelecek nesilleri kurtarmanın, “Canımı alabilirsiniz,kanımı dökebilirsiniz ama vatanımı asla alamazsınız”, “Hürriyetime ve istiklalime dokunamazsınız”, “Belki öldürebilirsiniz fakat esir edemezsiniz” diyebilmenin adıdır,18 Mart. “Ben bir Türk’üm ve bir kişi bile kalsam size yeterim”, “Ser verilir,sır verilmez”, “Can verilir vatan verilmez” diyen millet evlatlarının ve sadece Çanakkale’de kanıyla toprağı yoğuran 253 bin şehidin emanetidir 18 Mart.

 

Şehitlik Mertebesi

O şehitler değil midir? Tarihin her döneminde yurdumuzu,milletimizi, kanı ve canı pahasına koruyan, mukaddes vatanımızı vakarla yaşatmak amacıyla ölmesini bilen,şairin deyimiyle “Bu vatan toprağın kara bağrında sıra dağlar gibi duran”, “Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak, Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak” diye haykırarak kurşunların üzerine düğüne gider gibi giden.

O şehitler değil midir? Asil kanları vatanı sularken rüzgarların terlerini kuruttuğu kişiler. Bedenlerinden anları ayrılırken meleklerle konuşarak ve gülümseyerek ruhunu teslim edenler…